Gebeliğimi 4.5 haafta civarında öğrendim.Derhal doktora gittik.Çok fazla düzenli olan regl günüm iki gün gecikmişti.hemen evde yapılan testlerden aldım sonuç çift çizgi yani pozitif.Hamileydim bir aylık evliydim ve içimde bir can vardı.Hazırmıydım hayır asla.Daha vardı anne olmama biyolojik olarak hazırdım hatta tohuma kaçmaya yakındım ama .. daha yeni evliydik.Henüz birşeyleri rayına oturtmadan nasıl olacaktı ki ..hamile kalan herkes böylemi düşünür?kimse hazır olmazmı gebeliğe.daha zamanı var vakti gelmedi mi denir hep ?kafamda dünya kadar soru vardı .Bu çocuğu istememek gibi bir lüksüm yoktu bunu düşünmedim bile .Olacaktı bi şekilde..
Doktorumuza gittiğimizde henüz kesesi bile oluşmamış belki dış gebelik bile olabilir dendi.Bir gün önce olmayan şey için yaslara büründüm .Dış gebelik olmadığınıda çıkan kan testlerinden vede bir hafta sonra görülen küçük keseden anladık..Anne olacağım içimde bir can taşıdığım tescillenmişti.Herkes şaşkın annemler ,ailemiz ,yakın dostlarımız henüz erken olduğunu söyleyen bir dolu insan....yorumlar genelde " olmuş hayırlısı artık ama olmayaydı iyiydi biraz tadını sürseydiniz" şeklindeydi.Kısmet böyleymiş benim Bal kızım kararını vermiş bundan sonra bize düşen yığınla görev vardı.Hamile kalmayı düşünmediğim için folik aside başlamamıştım sonrasında kullanmaya başladım ama gebelik düşünen bir anne folik asit kullanmaya 3 ay öncesinden başlamalı.
Hamileliğimin yarısına yakın zamanında usg de gününden daha iri çıkan bir bebeğe sahiptim.Doktorumuz aman sakın yeme çok kilo almamaya çalış bebek çok iri olmasın diye hep uyarıyordu beni.Bende şeker olabileceğinden bile şüphelenmişti.Şeker filan çıkmamıştı sonraki tahlillerde.demekki herşey iyiydi.Bir anne için heleki gebeyse bebeğin kilo alması değerlere göre fazla çıkması çok mutluluk vericidir..O annedir ve görevini fazlasıyla yerine getirmiştir içindekinin keyfi yerindedir iyi bakmıştır yavrusuna.İşte bende böyle toto havalarda geziyordum.Ben az yerim öz yerim bebeğimide fazlasıyla beslerim diye naralar atıyordum..pehhh..
Yaşadığım o üzücü olaydan sonra gittiğimizde bebeğim normal değerlerde çıktı sonra daha küçük sonra daha küçük ara açıldıda açıldı....
Ne olmuştu??fark neydi?bunu açıklamak çok zor çünkü ben aynı yeme düzeninde devam ediyordum ve hep aynı şeyleri yapıyordum.Bir üzüntü bu kadarmı etkiledi beni ve bebeğimi ..gerçekten biranda duraklama ve gerileme dönemine geçtik.Bir kontrolümde de doktorum bende plesanta previa olduğunu söyleyince şaşkınlığım ayyuka çıktı.o ne olaki diye düşünmemle beraber doktorum açıklamasını yaptı.Plesantan döl yolunu kapamış dedi yani aşağıda.Normal doğum bu şartlarda çok zor ama çıkabilirde belli olmaz.Çıkabilirse ,çıkardı benim plesantam başka zararı varmıydı?evet genelde yatarak geçirmeni öneriyoruz fazla yorulmak yok o koca karnınla hoplamak zıplamakta zor..olmaz..esaret günlerim işte ozaman başladı..
Çok takılmadım plesanta olayına ben.Beni üzen bebeğimin gerilemesiydi.ne olacaktı işte kendimi sorgulamaya başlamıştım.neyi eksik yaptım olmayan neydi .Kendimi yıpratacak kadar çok uzulmustum buda bana geri dönüşü olmuştu.havası alınmış balona dönmüştüm iyi bir anne değilmiydim plesantam neden sevmiyordu bebeğimi.beslemedi.Otuzüçüncü haftada doktorlar almamız gerek artık bu bebeği buraya kadar geldi riskli kaybedemeyiz dediler.Bu olamazdı bu imkansızdı.Ben bebeğimi normal doğum ile dünyaya getirmekve bu özel anı onun kendisinin seçmesini istyordum.Haftalarca bunun hayaliyle yaşamıştım.Bunu elimden alamazlardı hem bebeğim daha çok küçüktü.Beş doktorun ikisi almayalım üçü alalım dediği ve karasız kaldıkları sonucu bize bıraktığı o günlerde zorda olsa bir karar verdik bebeğimizin o anı seçmesini bunun içinde hergün kontrol altında olmasını onayladık.Haftalar zor gıdım gıdım ilerliyordu günler hiç olmadığı kadar uzundu.bu dönem 39 hafta iki güne kadar devam etti.bebeğim bu günlerde hiç beslenmedi sadece hayata tutanacağı oksijeni aldı benden.39h aftamda 33 haftalığın değerleriyle aynıydı.otuzdokuz hafta iki günlükken kendi isteği ile dünyaya geldi.Bu özel anı daha sonra yazacağım:))
Doğar doğmaz çirkin ördek yavrusu olan bebeğim,anacığına taş bebek geldi.Ağzı burnu başkaydı çok güzeldi en güzeldi benim kızım.Her anne böyle demezmiydi.Hayalini kurduğum o ikinci ana emzirme bölümüne geçmiştik.bulduğum heran istediği heran caaanım memelerim ona feda olsundu olabilirdi..
devamı gelecek..
Bu Blogda Ara
benim düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benim düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2012 Çarşamba
23 Ocak 2012 Pazartesi
Emzir(EME)mek....Part 1
10 eylül ; benim bal kızımın doğduğu gün..o an hafızamda çok net.Müthiş güzel bir doğum yaşamış zor şartlarda geçirdiğim hamileliğimin bittiği gün.hergün ama hergün kızım acaba iyimi dediğim tam otuzdokuz hafta . hareketlerini sürekli takip etmek " ay oynamıor bu çocuk bişi oldu kesin " dediğim milyon kere zaman dilimi.Sürekli gugıl amcama sorup fasulyem ne kadar oldu nasıl oldu neyi oldu diye geçirdiğim dokuz ay sekız gun..şarkılar söylediğim, masallar okuduğum üzerine hayaller kurduğum bal kızım .Kendi kararıyla aniden hiç beklemeden aceleyle gelmek istemiş yanımıza.Belli ki aceleci kız yanında birçok şey getirmiş bize.Herşeyde bir hayır var dedik gelmek isteyen gelir kapımız açık kalmış, buyur ettik kalbimize, gönlümüzün en güzel yerine ,başımızın en yüksek noktasına oturttuk.
Geçmek bilmeyen günleri tek tek saydı annesi asker yolu bekleyen sevgilinin saydığı gibi teskere saydık.hergün yeni bir tik attık takvime kavuşmanın heyecanı ile yanıp tutuştuk.Nasıl olacak kime benzeyecek sorusundan daha çok herseyi yerinde olacakmı sağlıklımı acaba diye düşündük.Her ayın ılk haftalarını beklemek ne kadar da zordu ama seni görmek değerdi beklemeye.Doktor amcamıza koşar adımlarla gidip gerekli gereksiz onlarca sorular sorup senin için endişe ederek boynumuz bükük içimiz kırık sessizce eve dönmüşlüğümüz çoktur.Neden ben içimdeki sana bakamıyordum?neden plesanta zımpırtısı görevini iyi yapamıyordu da sen her bebek gibi beslenemiyordun acaba?Neden doktor bey dediğimde "bi nedeni yok" cevabı bir anne için cevap sayılabilirmiydi?Tıp yetersizmi kalıyor bu sorumun cevabına?doppler amca son ayımızda vehergün bu sorumuza yanıt aramaya çalıştıysada nafile...
Hamile kadınlar üzülmez efendim.Bu öyle yavana atılacak bir söz değildir bilesiniz.Hani öyle hormonları karışık sinirleri tepesinde amanda bi bebek tasıyor ilişmeyelim buna diyecek ve azımsanacak bişi değildir bu.Naz değildir ilgi isteğide değildir .Bir bir daha iki anne adayına ağzınızı bağlayacaksınız oturacaksınız gerekirse çatır çatır çatlayacaksınız ama tartışmayacak üzmeyeceksiniz.Vakti gelsin bebek bir doğsun o zaman dökersiniz eteğinizdeki taşları derdim ama kandırdım:)bekliceksiniz çok bilendinizse ...zira o artık emzıren bir anne.Sabır taşı olun çatlamadan durun siz en iyisi yada karşınızdaki o anneye bakın o zaten sabır taşı mubarek heykeli dikilesi cinsten hammaddeside kendisi...neden üzmeyin diyorum bildiğim varda ondan.Başıma gelen herşeyden dersimi aldım ve gardımıda tabi.
Bende gebeliğimin 20.haftası civarı öylesine büyük bir üzüntü yaşadım ki.Hiç beklemediğim anda öyle derinden yaralandım ki krizlere girdim.Kabullenemedim ağladım ağladım ağladım..(eşim temiz bilesiniz:) aldatılmış kadın gibi oldumda paranteze gerek gördüm neyse)geceleri uykumdan kalktım o derece huzursuz oldum.ayıldım bayıldım.hamile olduğumun bilincindeydim ama çokta değilmişim.Şimdiki aklım ola salla derdim.nerden bileyim ki bu kadar etkilenecek bebeğim yazılanlar çizilenler ne kadar doğruymuş nerden bilecektim.bir dahaki ay kontrolünde bunları bana öğreteceklerdi bana haddimi bildireceklerdi...
Not: Malum evde bir kızım var bendede anlatılacak çok şey var.Uyurken anlatmak güzel.Ama gördüğünüz üzre konu başlığına henüz gelemedim.o yüzden bölüm bölüm olsun nolacakki:))Hayatımız bölük pörçük değilmi ki..
Geçmek bilmeyen günleri tek tek saydı annesi asker yolu bekleyen sevgilinin saydığı gibi teskere saydık.hergün yeni bir tik attık takvime kavuşmanın heyecanı ile yanıp tutuştuk.Nasıl olacak kime benzeyecek sorusundan daha çok herseyi yerinde olacakmı sağlıklımı acaba diye düşündük.Her ayın ılk haftalarını beklemek ne kadar da zordu ama seni görmek değerdi beklemeye.Doktor amcamıza koşar adımlarla gidip gerekli gereksiz onlarca sorular sorup senin için endişe ederek boynumuz bükük içimiz kırık sessizce eve dönmüşlüğümüz çoktur.Neden ben içimdeki sana bakamıyordum?neden plesanta zımpırtısı görevini iyi yapamıyordu da sen her bebek gibi beslenemiyordun acaba?Neden doktor bey dediğimde "bi nedeni yok" cevabı bir anne için cevap sayılabilirmiydi?Tıp yetersizmi kalıyor bu sorumun cevabına?doppler amca son ayımızda vehergün bu sorumuza yanıt aramaya çalıştıysada nafile...
Hamile kadınlar üzülmez efendim.Bu öyle yavana atılacak bir söz değildir bilesiniz.Hani öyle hormonları karışık sinirleri tepesinde amanda bi bebek tasıyor ilişmeyelim buna diyecek ve azımsanacak bişi değildir bu.Naz değildir ilgi isteğide değildir .Bir bir daha iki anne adayına ağzınızı bağlayacaksınız oturacaksınız gerekirse çatır çatır çatlayacaksınız ama tartışmayacak üzmeyeceksiniz.Vakti gelsin bebek bir doğsun o zaman dökersiniz eteğinizdeki taşları derdim ama kandırdım:)bekliceksiniz çok bilendinizse ...zira o artık emzıren bir anne.Sabır taşı olun çatlamadan durun siz en iyisi yada karşınızdaki o anneye bakın o zaten sabır taşı mubarek heykeli dikilesi cinsten hammaddeside kendisi...neden üzmeyin diyorum bildiğim varda ondan.Başıma gelen herşeyden dersimi aldım ve gardımıda tabi.
Bende gebeliğimin 20.haftası civarı öylesine büyük bir üzüntü yaşadım ki.Hiç beklemediğim anda öyle derinden yaralandım ki krizlere girdim.Kabullenemedim ağladım ağladım ağladım..(eşim temiz bilesiniz:) aldatılmış kadın gibi oldumda paranteze gerek gördüm neyse)geceleri uykumdan kalktım o derece huzursuz oldum.ayıldım bayıldım.hamile olduğumun bilincindeydim ama çokta değilmişim.Şimdiki aklım ola salla derdim.nerden bileyim ki bu kadar etkilenecek bebeğim yazılanlar çizilenler ne kadar doğruymuş nerden bilecektim.bir dahaki ay kontrolünde bunları bana öğreteceklerdi bana haddimi bildireceklerdi...
Not: Malum evde bir kızım var bendede anlatılacak çok şey var.Uyurken anlatmak güzel.Ama gördüğünüz üzre konu başlığına henüz gelemedim.o yüzden bölüm bölüm olsun nolacakki:))Hayatımız bölük pörçük değilmi ki..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

